Thomas Bernhard Kimdir? Hayatı ve Kısa Biyografisi
Nicolaas Thomas Bernhard, Avusturyalı yazar.Thomas Bernhard, İkinci Dünya Savaşı sonrası Alman Edebiyatı’nın en önemli yazarlarından biri sayılmaktadır. Genel olarak eserlerinde ülkesi Avusturya’ya karşı büyük bir öfke görülür. Taşranın dar kafalı tutuculuğu, düşünsel gelişime sekte vuran bencilliği ve dışlayıcılığı yazarın üzerinde en çok durduğu temalardır.HayatıThomas Bernhard 1931’de gayrimeşru bir çocuk olarak Hollanda’da dünyaya geldi, çocukluğunu annesi ve onun ailesiyle birlikte Avusturya’nın çeşitli şehirlerinde geçirdi. Bu dönemde yazar olan dedesi Johannes Freumbichler’in himayesinde edebiyat ve müzik zevki gelişti. Okula devam ederken bir yandan da bir bakkalda çırak olarak çalıştı. Ancak çocukluğundan beri muzdarip olduğu akciğer hastalığı yüzünden 1949’dan itibaren 2 yılı aşkın bir süre sanatoryumda yattı. Doktorların fazla ömür biçmediği Bernhard, hastalığının kritik evresini atlattıktan sonra, bir süre Salzburg’daki Mozarteum’da müzik eğitimi gördü, bir yandan da gazeteler için adliye muhabirliği yapmaya başladı.1957’den başlayarak serbest yazarlık yaptı. Hayatı boyunca geçimini yazarlık sayesinde kazanmış olan yazar, 1989 yılında Gmunden’deki (Yukarı Avusturya) evinde öldü.Eserleri HakkındaYazarlık hayatına şiirle başlayan Bernhard, ilk romanı olan Frost’u (Don) 1963 yılında yayınladı. Bu ilk romanında bile sonradan geliştireceği üslubunu müjdeleyen bir anlatı tekniğinin izleri görülür. Türkçeye de çevrilen eserleri otobiyografik özellikler taşır. Örneğin Der Untergeher (Bitik Adam) adlı eseri ünlü piyanist Glenn Gould’u merkeze alan kurgusal bir romandır ve yazarın Salzburg’daki müzik eğitiminden izler taşır. Holzfällen (Odun Kesmek) adlı romanında tiyatro yazarlığı vesilesiyle içine girdiği tiyatro çevresi; Alte Meister’de (Eski Ustalar) sanat ve felsefeye ilgisi; Der Stimmenimitator’da (Ses Taklitçisi) adliye muhabirliği yaptığı dönemle ilgili izlenimleri; Wittgensteins Neffe’de (Wittgenstein’ın Yeğeni) sanatoryum günleri; Auslöschung’da (Yok Etme) ise Nazilere, onlara direnmeden riayet eden Avusturyalılara ve Kiliseye karşı öfkesi bu eserlerinin temel motivasyonudur. sozkimin.com Genelde tiyatro yönetmeni Claus Peymann’ın yönettiği oyunları Avusturya’da ses getirmiştir.
Thomas Bernhard Sözleri
İnsanlarla o kadar iç ten birlikte oluyoruz ki, bunun yaşam boyu sürecek bir bağ olduğunu sanıyoruz.
Gülmeyi bilmeyen insan ciddiye alınamaz, diye düşündüm.
İnsanlarla o kadar içten birlikte oluyoruz ki, bunun yaşam boyu sürecek bir bağ olduğunu sanıyoruz.
Olağanüstü olmak ve bunu görebilmek için dahi olmak zorunda değiliz.
Ne yana baksam sadece çirkinlik ve alçaklık görüyordum.
İnsanın kendi kendine sorduğu sorular onu yavaş yavaş öldürüyormuş. Ama insan zaten ölüdür, bilesiniz.
En iyi olan her şeyin sonuçta olduğu gibi, her zaman düşmanları olmuştur.
Kulaklar, insanın kendi kendini azarlamalarıyla doludur.
Yaklaşmak uzaklaşmaktan başka hiçbir anlama gelmez.
Aslında söylenen her şey alıntıdır.
Saçma olan şeyin ötesine ilerlemek imkansızdır.
Huzur arar fakat tabi ki bulamazlar, kendileri huzursuzluğun ta kendisidir çünkü.
İsyan etmek daha derin bir ümitsizliğe yol açar.
Olmak istediğimiz şeyi kendimiz olamazsak eğer, başkalarından, zoraki olarak da en yakınımızdan, kendi olmadığımız şeyi yaratırız.
Varoluşumu duygusallığa feda etmek benim tarzım değildir.
Thomas Bernhard en güzel, anlamlı ve etkileyici sözlerini ozlusozler.com’da okudunuz. Beğendiyseniz paylaşmayı ve yorum yapmayı unutmayın.

















YORUMLAR