Sait Faik Abasıyanık Sözleri – En Güzel, Anlamlı ve Etkileyici Sait Faik Abasıyanık Özlü Sözleri | Ozlusozler.com

301 Sait Faik Abasiyanik

Sait Faik Abasıyanık Kimdir? Hayatı ve Kısa Biyografisi

Sait Faik Abasıyanık, Türk öykü yazarı.Sait Faik Abasıyanık, Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının ve modern Türk öykücülüğünün en önemli ve en yenilikçi yazarlarından biridir. Geleneksel olay örgüsüne dayalı (Maupassant tarzı) hikayeciliği yıkarak, olaydan çok, hayatın içinden bir “an”ı veya bir “durum”u anlatan, Çehov tarzı olarak da bilinen “durum öyküsü”nün Türk edebiyatındaki en büyük ustası ve öncüsü olarak kabul edilir. Eserlerinde, İstanbul’un (özellikle deBurgazada’nın) balıkçılarını, işsizlerini, esnaflarını, azınlıkları ve toplumun kıyısında kalmış sıradan insanlarını, derin bir insan sevgisi, merhamet ve melankoliyle yoğrulmuş, son derece sade, samimi ve şiirsel bir dille anlatmıştır. En çok,Semaver,Sarnıç,Lüzumsuz AdamveAlemdağ’da Var Bir Yılangibi öykü kitaplarıyla tanınır. “Yazmasam deli olacaktım” sözüyle edebiyata olan tutkusunu özetleyenSait Faik, insanı doğasıyla, sevinçleri ve hüzünleriyle, tüm çıplaklığıyla kucaklayan hümanist tavrıyla Türk edebiyatında kendine özgü, eşsiz bir yer edinmiştir.Sait Faik Abasıyanık’ın Erken Yaşamı ve EğitimiSait Faik Abasıyanık, 18 Kasım 1906’da Adapazarı’nda, kereste ve ceviz ticaretiyle uğraşan, varlıklı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası Mehmet Faik Bey, bir dönem Adapazarı belediye başkanlığı da yapmıştır. Annesi Makbule Hanım ise edebiyata ve sanata düşkün bir kadındı.Sait Faik’in çocukluğu, Adapazarı’ndaki bu rahat ve sevgi dolu aile ortamında geçti.Eğitimi ve Gençlik Yıllarıİlköğrenimine Adapazarı’nda başladı. Ancak, Yunan işgali nedeniyle ailesiyle birlikte Düzce, Bolu ve Hendek gibi yerlerde bir süre yaşamak zorunda kaldı. İşgalden sonra, orta öğrenimi için İstanbul Erkek Lisesi’ne gönderildi. Daha sonra Bursa Erkek Lisesi’ne geçti ve 1928’de buradan mezun oldu.Liseden sonra,İstanbul Üniversitesi Edebiyat FakültesiTürkoloji Bölümü’ne kaydoldu. Ancak, iki yıl sonra derslerin sıkıcılığından bunalarak üniversiteyi bıraktı. Babasının isteği üzerine, ekonomi okumak için İsviçre’nin Lozan şehrine gitti. Oradan da Fransa’nın Grenoble kentine geçti. Fransa’da geçirdiği üç yıl, onun ufkunu genişletti, bohem bir hayat tarzını ve Batı edebiyatını yakından tanımasını sağladı. Özellikle Fransız ressamların ve yazarların doğaya ve insana bakışından derinden etkilendi.

Sait Faik Abasıyanık Sözleri

Dört duvar arasına kapatılmak istenirse kanatsız kuş, küreksiz sandal oluverir ve bütün manasını kaybeder.
Düşünmeye başlayalı beri bir gün sarhoş olmadan gülmedik ki.
Denize bir dakika durup bakmaya vakitleri olmadığını söyleyen bu insanlar ne zevksiz mahluklardı.
Bütün insanlar birbirine aşağı yukarı benzemez mi?
Ölümün karşısında, ne yapsak muvaffak olmuş bir aktörden farkımız olmayacak!
Okumuş yazmış adam öğüt vermez, adamı anlar.
Dünya değişiyor dostlarım. Günün birinde gökyüzünde, güz mevsiminde artık esmer lekeler göremeyeceksiniz. Bizim için değil ama, çocuklar, sizin için kötü olacak.
Küçük şeyleri unutamayanlar, en geri hatıraları da unutamayanlardır. Hafızalarının bu bahtsız kuvveti karşısında hiçbir memleket, hiçbir vatan tutamadan her yeri, her şeyi severek öleceklerdir.
İçimde muhakkak bir yer paramparça olmuştu ki, ağlayamıyordum.
Ölüm var arkadaş, ölüm. Şu köşkün sahibi de ölecek. Şu horoz da.
Sonra oturup hüngür hüngür ağlasam. Boş geçirdiğim, bağırmadığım, sustuğum günlere.
Ben görmeden severim bahçeleri, insanları, evleri.
Ah bu insan yüzleri. Her şeyimizi bağladığımız, durmadan yanıldığımız.
İçim ona nehirlerin denize aktığı gibi akıyordu.
Ve denize bir dakika durup bakmaya vakitleri olmadığını söyleyen bu insanlar ne zevksiz mahluklardı.

Sait Faik Abasıyanık en güzel, anlamlı ve etkileyici sözlerini ozlusozler.com’da okudunuz. Beğendiyseniz paylaşmayı ve yorum yapmayı unutmayın.