Mithat Cemal Kuntay Kimdir? Hayatı ve Kısa Biyografisi
Mithat Cemal Kuntay, Türk yazar, şair ve hukukçu. Yazdığı vatanseverlik şiirleri onu Türk edebiyatının en tanınmış hamaset şairlerinden birisi yaptı. Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılış dönemini konu edinen, Üç İstanbul (1938) adlı ilk ve tek romanı ile ünlendi. Biyografi yazarlığı yönüyle de tanındı.Yaşamı1885 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Mithat Cemal, İşkodra’dan gelen bir ailenin oğludur. Babası Selim Sırrı Bey, annesi Rumeli’nin Tırhala Kasabası’ndan Samiye Hanım’dır. Henüz çocukken annesinin okuduğu Cezmi romanı ona ilk edebiyat zevkini verdi. Orta öğrenimini Aksaray’daki Mekteb-i Osmaniye Rüştiye’sinde, Saint Joseph Lisesi’nde başladığı lise öğrenimini Vefa Lisesi’nde tamamladıktan sonra Mekteb-i Hukuk’tan birincilikle mezun oldu. 17 yaşındayken babasını kaybedince 10 kişilik ailesinin geçim yükünü üstüne aldı ve öğrencilik yıllarında gazetecilik, özel öğretmenlik, daha sonra avukatlık yaparak bu yükü taşımaya çalıştı.Aynı dönemde ilk şiirlerini dergi ve gazetelerde yayımladı. İleride yakın dost olacağı ve biyografisini yazacağı Mehmet Akif ile 1903 yılında tanıştı. Bu tanışma, onun sanatını ve düşüncelerini etkiledi. Padişaha jurnal edildiği için 1906’da bir süre tutuklu kaldı. Mehmet Akif’in II. Meşrutiyet’ten sonra yazdığı İstibdat adlı şiiri, bu olayın hatırasına Mithat Cemal’e ithaf edilmiştir. Mehmet Akif ile birlikte yazdığı ‘Elhamra’ adlı şiiri ve ‘Acem Şahına’ adlı manzumeyi Resimli Kitap’ta yayımladı. Acem Şahı, şair olarak ününü arttırdı.1908 yılında kazandığı imtihan sonucu doktoraya başlayarak, hukuk idaresi dersi vermekte olan İbrahim Hakkı Paşa’nın asistanı oldu. sozkimin.com Eğitimini tamamladığında Türkiye’de ilk hukuk doktoru unvanını aldı. Bir süre ‘hukukta hitabet’ dersleri verdikten sonra sınav kazanarak Adliye Nezareti Özel Kalem’ine kâtiplik görevine başladı, zamanla müdür yardımcılığına yükseldi. Kısa bir süre Birinci Hukuk Mahkemesi üyesi olarak yargıçlık yaptı.I. Dünya Savaşı sırasında hükümetin Çanakkale Cephesi’ne gönderdiği 40 kadar şair arasında Mithat Cemal de yer aldı. Savaş yıllarında çıkartılan Harp Mecmuası’nda hamasi şiirlerini yayımladı. Millî Mücadele yıllarında da hamaset şiirleri yazmaya devam etti. 30 Ağustos Zaferi’nden sonra yazdığı ‘Vatan Hisleri’ adlı şiirinin son iki mısrası TBMM’de Mustafa Kemal tarafından okundu: Ölmez bu vatan farz-ı muhal ölse de hattâ / Çekmez kürenin sırtı bu tâbât-ı cesîmi (Ölmez bu vatan varsayalım ölse bile / Çekmez dünyanın bedeni bu kocaman tabutu). Bu olay, ününü birden arttırdı.
Mithat Cemal Kuntay Sözleri
Artık mesuttu. Rahat kafası vardı: başını bir yere çarparsa beyni rahatsız oluyor, kalbi de yalnız koşarsa çarpıyordu.
Mesut oldukları için değil, bedbaht olmadıkları için sevinenlerin hazin neşesiyle memnundu.
Saadetten daha tatlı şey vardır: Saadeti beklemek!
İktidar mevkiinden çekildikten sonra da vatanperver misiniz? Fırkanız düştükten sonra da memleketi sevecek misiniz?
Budalanın sahtesi olur mu? İnsan istediği vakit akıllı, istediği zaman budala olmak için çok zeki olmalı. Beş dakika konuş. Ne olduğunu anlarsın.
Dünyalara sığmayan saadet bir evin alt katına sığıyordu.
Halkın önüne düşecek kudretimiz yok; arkasından yürüyecek adam da bulamıyoruz.
Hususi bir kılığı vardı. Parmağında bir makalelik mürekkep ve paçasında bir mahallelik çamurla dolaşırdı.
En pis çehre yoktur ki bir damla gözyaşının arasından temiz görünmesin; gözleriniz dolarak bakınız, çamur da nuranîdir.
Uzamış saç gibi kirpiklerinin her birisi!
Halbuki insan felaketini bile bile taşırsa yükü hafiflerdi.
Selamını kimseye vermemek için eliyle beraber cebinde saklardı.
Tabiatı bir kitap gibi açıp okuyabiliyor musun, doğrudan doğruya tabiatı? O zaman şairsin.
Bu kaidedir; insan kendi yaptığı şeye başkasında hücum eder.
Vurulan kadın; aç, çıplak gezen çocuk; ağlayan erkek… Bu üçü dünya facialarının en büyüğüdür.
Mithat Cemal Kuntay en güzel, anlamlı ve etkileyici sözlerini ozlusozler.com’da okudunuz. Beğendiyseniz paylaşmayı ve yorum yapmayı unutmayın.

















YORUMLAR