Servet Saygınoğlu Sözleri – En Güzel, Anlamlı ve Etkileyici Servet Saygınoğlu Özlü Sözleri | Ozlusozler.com

1708 Servet Sayginoglu

Servet Saygınoğlu Kimdir? Hayatı ve Kısa Biyografisi

Ayı günü önemli değil ama yine de söyleyeyim. 01.09.1987 yılında dünyaya gelmişim. Tabii gerçek tarih 27.06 dır, annem söyledi. Dünyaya geldiğimi görmedim, bu yüzden ‘mişli geçmiş zaman olarak anlatıyorum. Gelmişim gelmesine de ‘gelmez olaydım’ dediğim uzun yıllar oldu ve son birkaç yıldır ‘iyi ki gelmişim, iyi ki varım’ deyip basıyorum kendimi bağrıma’Şu ana kadar ki yaşamıma ‘güzel bir yaşamdı’ diyorum, sen de kendi yaşamın adına benim yaşadıklarımdan ders çıkar. Ağrı’da, Sıtkıye Mahallesinin çıkmaz sokaklarının birinde dünyaya gelmişim. Güzel bir yaşamdı benimkisi. Daha üç yaşımdayken babam camilere cumalara götürürmüş beni. Ki çoğu insandan farklı bir özelliğim varmış. Henüz 6 aylıkken konuşmaya başlamışım. Vay be, ben neymişim böyle. Okula başlayana kadarki hayatımı pek hatırlamıyorum gibi. Hatırladığım bir şey var; babamın bozuk para dolu ceketi ile eğilip cebindeki (eski para ile) 50 lira 100 liraları almama izin vermesi ve kirli çoraplarla eve gelmemden dolayı ablalarımın süpürge ve terliklerle beni kovalaması.Yedi yaşımdan itibaren her şeyi, ama her şeyi hatırlıyorum. Demek ki bende hayatı dolu dolu yaşayanlardanım. ‘Ömür su gibi akıp gidiyor’ demeyenlerden biriyim bende. Yani bardağın dolu tarafından bakmak gibi bir maksat yok, her tarafı dolu.Mavi bir önlük, üzerinde Ninja kaplumbağalarının resmi olan bir mavi çanta, birkaç defter ve yeni alınmış lastik bir ayakkabı. Ayakkabılarımla dalga geçilmesini hiç unutmam, ‘lastiklere hava vurdun mu” derlerdi. Okula ağabeyimin elini tutarak giderdim. Ağabeyim o zaman dördüncü sınıftaydı. Okul, kendimi gösterebileceğim bir yer değildi. Ki bu konudaki kesin yargım ömrüm boyu sürecektir. Okuldan geldiğim ikinci gün, önceki gün yaptığım gibi çantayı bir tarafa, önlüğü bir tarafa attıktan sonra annemin pişirmiş olduğu tandır ekmeğinin arasına bir şeyler doldurup arkadaşlarla oynamaya gitmiştim. Akşam eve geldiğimde evin balkonunda ahşaptan yapılmış bir ayakkabı boyama sandığı gördüm. Benden büyük olan ağabeyim tecrübeliydi.

Servet Saygınoğlu Sözleri

Siyah ya da beyaz, uzun veya kısa olman değil, senin ne kadar insan olduğun kalır aklımda. Ben seni insanlığından tanırım.
Yaptığınız herhangi bir işte kazanç olayı ikinci planda değilse o işte tam olarak verimli olamazsınız.
Şayet özgürsen; zaman su gibi akıp geçer. Esaret altında dakikalar yıl gibidir.
En kötü karar, daima kararsızlıktan iyidir. Eğer bir yanlış yapacaksan kendi aklınla kabul ettiğin yanlışı yap! Bu durumda suçlayacak birilerini aramaya gerek duymadan, ders alması gereken kişinin kendin olduğunu anlamış olursun.
Erkek; aklının başına geldiği an itibariyle iki şeyi hayal eder; sınırsız para ve seks. Ömrü boyunca bu isteklerine dilediği oranda ulaşması mümkün olmaz ve gözü açık gider.
En zengininiz; cebi değil, gözü doymuş olanınızdır.
Huzurun yalnızca senin içindedir. İçindeki ışığın yanmasına daima kendin karar verirsin. Karşındaki insan moralini bozamaz, o insan aklına geldiğinde kafanda oluşturduğun düşünceler sayesinde keyfini kendin kaçırırsın. Unutma ki; ortalık karanlık olduğunda saray ile hücrenin hiçbir farkı yoktur.
Değil mi? Günler ay, yıllar gün gibi. 12 aylık bir yılda, en fazla 12 gün kalır akılda ve hepsini anlatmak en fazla 12 dakika sürer.
‘Her şeyin yolunda gitmesi bile bir sorundur. Sorunsuz hiçbir iş olmadığından!.’
Uyumak denileni sadece yatakta zannederdim, bir ömrü uykuda harcayanları görene kadar.
‘Neden bana kırmızı kart verdin?’ dedi. ‘Sarı’da kendini ocağa attın, fakat umursamadın, kırmızıda ise onu kendin yaktın’ dedim.
Yağmur damlası aktı yanaklardan, sevinçten ağlar gibi hıçkırıklar. Gül bahçesinden bir tutam gül koparırken, gülün yağmursuz kalma düşüncesi. Aşkın gözyaşları fakiri, yalnız ve kaktüs misali çöl fırtınalarına direnişi. En güçlü olduğunu haykırışı dünyaya. Kalemin anlattığı, kağıdın dinlemekten usanmadığı, uyumayan aşktı.
Hayat; siz hayatı sorgulamaya daldığınızda yaşananlardır. Bakıp görmediğiniz, görüp yaşamadığınız, sadece bildiğiniz, izleyici koltuğunda seyrettiğiniz. Ya sorgulamaya dalıp bir şey görmezsiniz, ya da yaşarsınız.
İnsanlık, günden güne üst seviyelere ulaştı. Dürbünle bakıldığında bile görünmüyor.
Seni hissetmeye başladığım andan itibaren dilimin ucunda olan o iki kelimeyi bir türlü söyleyemedim. Bir an geldi ve vakit geçmişti. Ben sendeki kendim’e geç kalmıştım.

Servet Saygınoğlu en güzel, anlamlı ve etkileyici sözlerini ozlusozler.com’da okudunuz. Beğendiyseniz paylaşmayı ve yorum yapmayı unutmayın.