Orhan Seyfi Orhon Kimdir? Hayatı ve Kısa Biyografisi
Orhan Seyfi Orhon, Türk şair, gazeteci, yazar, yayımcı, siyaset adamı.Türk edebiyatı tarihine Beş Hececiler olarak geçmiş edebi topluluğun şairlerinden birisidir. Yirmiden fazla şiiri değişik bestekarlar tarafından bestelenmiştir.Başta Akbaba mizah dergisi ve Çınaraltı fikir ve sanat dergisi olmak üzere pek çok dergi çıkarmış ve adı Çınaraltı dergisi ile özdeşleşmiş bir yayımcıdır.TBMM’De 8. dönem Zonguldak ve 13. dönem İstanbul milletvekili olarak yer almış bir siyasetçidir.Hayatı1890 yılında İstanbul’un Çengelköy semtinde dünyaya geldi. Babası Miralay Emin Bey, annesi Nimet Hanım’dır.Orta ve lise öğrenimini Beylerbeyi Rüşdiyesi (1905) ve Mercan İdadisi’nde (1909) yaptı. Öğrencilik döneminde şiirle ilgilendi; edebiyat hocası Celal Sahir Bey’den teşvik gördü. Abdülhak Hamid ve Tevfik Fikret etkisinde şiirler yazdı. 1909’da şiirleri Kehkeşan dergisinde görülmeye başladı. Yalın bir dille aruz vezninde yazdığı ‘Fırtına ve Kar’ adlı şiiri ile tanındı (1913). Yüksek öğrenimine Tıbbiye’de başlayan Orhan Seyfi, bir anestezide fenalaşınca tıp eğitiminden vazgeçip hukuka yöneldi. Darülfünun Hukuk Mektebi’nde öğrenciyken Hıyaban dergisini çıkararak yayıncılığa başladı.Hukuk Mektebi’ni 1914’te tamamladı ve Meclis-i Mebusan’ın Kavanin Kaleminde memurluğa başladı. Bu dönemde Türkçü aydınlarla tanıştı ve çalışmalarını Türkçülük ideali çerçevesinde sürdürdü. Ziya Gökalp’in uyarılarıyla halkın diline, vezinde ise aruzdan heceye geçti.Mütareke yılları1918’de İstanbul’un işgal edilip Meclis-i Mebusan’ın kapanması üzerine gazeteciliğe başladı; bir yandan da öğretmenlik yaptı. Şiir ve yazıları Türk Kadını, Şair, Büyük Mecmua, Servet-i Fünûn, Ümit ve Yarın dergilerinde yayımlandı. Türk Kurtuluş Savaşı sırasında İstanbul hükumetini destekleyen Aydede dergisinde mizah yazarlığı yaptı. Sosyal olayları hicivsel bir üslupla ifade ettiği şiirlerini Peri Kızı ile Çoban Hikayesi adlı kitapta topladı (1919). Şiirlerinde divan şiirine özgü aruz vezni kalıplarını, modern ve sade hece ölçüsüne uyarlamayı başardı. 1922 yılında Orhan Seyfi, o güne kadara yayımlanmış gazete ve dergi yazılarını Fiskeler adlı mizah kitabında bir araya getirdi. Bu kitapta dönemin şair ve yazarlarının hicvedildiği yazılara, yazarın kurguladığı mizahi anket ve mülakatlara yer verdi. 1922’de ayrıca Peri Kızı ve Çoban Hikâyesi kitabındakilere yeni şiirler de ekleyerek Gönülden Sesler adlı kitabını yayımladı.
Orhan Seyfi Orhon Sözleri
Dostlarım, anmayın artık adımı!Siliniz gönülden eski yadımı!Kırınız, sonuncu itimadımı;Ölünce bir daha beni aldatın!
Gayzı, kini dünyadan at;Kalpten kalbe kur bir sırat.Bizi kardeş gibi yaşat,Bir vatanda, bir devlette.
Huzuruna varayım,Diz çöküp yalvarayım:Sensin çalan gönlümü,Aç koynunu arayım!
Gönlümün isyanını ağır işkencelerle…Şimdi aşkım kalmadı; kinim var, nefretim var!Hatta kendi kalbime karşı husumetim var!
Hala o yanan kalp, o açan gül,Hala öten ormanda o bülbül!
Sarsıyor dalları bazı bir rüzgar;Sararmış yapraklar kopup düşüyor.Yine uykusuzum sabaha kadar,Baharı bekleyen ruhum üşüyor.
Bir kızıl alevdin gökte bir zaman;Solardı renginden nuru güneşin,Şimdi bir dumansın, kara bir duman,Sinmiş gönüllere sanki ateşin.
Ben ölürsem, beni yazmaz gazete,Eskiyim, geçti modam!Artık onlarca ben ölmüş bir adamGibiyim, taze havadis değilim!
Ağlayarak katıldım şu hayatın seline!
İnsanız, en şerefli mahlükuz! Deyip de pek fazla övünmemiz haksız; Atamız elma çaldı cennetten. Biz, o hırsızların çocuklarıyız!
Gelsede en acı sözler dilimeUçacak sanırdım bir kaç kelimeBir alev halinde düştün elime,Hani ey gözyaşım akmayacaktın.
Hani, o bırakıp giderken seni,Bu öksüz tavrını takmayacaktın?Alnına koyarken vedâ busemi,Yüzüme bu türlü bakmayacaktın?
Veda ettim gençliğimin gamsız geçen rüyasına, Çıktım aşkın nihayeti bulunmayan sahrasına.
Diyorlar: Kül olmaz ateş yanmadan Denizler durulmaz dalgalanmadan!
Orhan Seyfi Orhon en güzel, anlamlı ve etkileyici sözlerini ozlusozler.com’da okudunuz. Beğendiyseniz paylaşmayı ve yorum yapmayı unutmayın.

















YORUMLAR