Kemal Sayar Kimdir? Hayatı ve Kısa Biyografisi
M. Kemal Sayar (d. 26 Mayıs 1966, Ordu), Türk psikiyatri hekimi (psikiyatr), yazar.Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu olan Kemal Sayar, uzmanlığını Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri ana bilim dalında tamamlamıştır. Daha sonra sıra ile Vakıf Gureba Eğitim Hastanesi’nde ve Çorlu Asker Hastanesi’nde Psikiyatri Uzmanı olarak çalışmıştır. 28 Kasım 2000’de psikiyatri doçenti unvanı almıştır. 2000-2004 yılları arasında Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Psikiyatri AD Öğretim Üyesi olmuştur. 2002 yılında McGill Üniversitesi’nde Tübitak araştırmacısı olarak ziyaretçi profesör ünvanıyla bulunmuş ve transkültürel psikiyatri ve psikosomatik tıp alanında araştırmalar yapmıştır. sozkimin.com Daha sonra Bakırköy Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde dört yıla yakın bir süre başhekim yardımcısı ve 13. Psikiyatri Kliniği Şefi , dört aylık bir süre de (vekil) başhekim olarak çalışmıştır. 2008 yılında profesör olarak Fatih Üniversitesi’nde öğretim üyeliğine başlamış ve üç yıl sonra Marmara Universitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri anabilim dalına geçmiştir. Halen Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı başkanıdır.Çeşitli gazete ve dergilerde köşe yazarlığı yapmış, Açık Radyo’da ve daha sonra Star televizyonunda “Ruhun Labirentleri” isimli bir programı hazırlamış ve sunmuştur.TRT’de İnsanlık Hali adlı programı bir yıl yapmıştır. Yirminin üzerinde kitabı olan Sayar, edebiyatla da yakından ilgilenmektedir.kaynak: wikiKitaplarıYavaşlaRuh HaliKalbin direnişiOlmak cesaretiBir bilim olarak psikiyatriHüzün hastalığıKendine iyi bakAntipsikiyatriRuhun labirentleriKültür ve ruh sağlığıMerhamet – Kalbe Dönüş İçin Son ÇağrıÖzgürlüğün baş dönmesiOtoyol uykusuRicat şiirlerPsikiyatri ve kültürSufi psikolojisiRuh hastalığını anlamakRuh HaliSana Ruhtan Soruyorlar / Psikiyatri ve Antipsikiyatri Üzerine Yazılarİki güneş arasındaHIZIR ve ROZAÇeviri: Yaşantının Politikası R.D. LaingTerapi
Kemal Sayar Sözleri
İnsan zorlukla sınanmadan içindeki gücü keşfedemez açılmamış kanatların büyüklüğünü kimse bilemez.
İnsan zorlukla sınanmadan içindeki gücü keşfedemez açılmamış kanatların büyüklüğünü kimse bilemez.
Umutlu insan, kökü ve kanatları olan insandır, buhranların içinden çıkmanın ve sorunları çözmenin bir yolunu bulur. Hayatlarımız boyunca kök ve kanatlarımızı arar, bazen bulur, bazen de kaybederiz. Tuhaf ama, kanatlanacak cesareti bulanlar aynı zamanda bir kökü olanlardır.
Türk televizyonları türk toplumunun ruh sağlığını tehdit eden en büyük unsurdur. Bunu göğsümü gere gere söylerim. Bu adi, pespaye programlar insanların birbirine yabancılaşmasını tırmandırıyor. İnsanları değersizleştiriyor, metalaştırıyor. Bunun sonucunda da toplumda birbirine saygı duymayan, nesne muamelesi yapan bir gençlik türüyor.
Hız, modern dünyanın dehşet ve kuraklığına karşı kalkan işlevi görüyor. Hatırlamak istemediğimizi, hızlanarak unutuyoruz. Peki hız, hayattan mı yoksa ölümden mi kaçış? Hız, bir bakıma insanın kendi ölümünün, ölümlülüğünün farkına varmasını engelliyor.
Bir çaydanlığın kaynadığı her yerde kalpten kalbe bir yol var demektir. Evet, dost elinden gel olmayınca gidilmez; ama bir hanede çay demleniyorsa, bir gün oraya da gidilebilir, konuşulabilir, anlaşılabilir demektir.
Gerçeğin acı ilacı insanı ayık tutar. ‘Pozitif’ yalanlarla sahte cennetlerde gezinmek yerine, gerçeğin kolunda bu dünyaya yaslanmak yeğdir.
Başkasına verdiğim acı beni daha güçlü kılmaz, acıya katlanabilmekle daha güçlü olurum. Merhametli insandır yiğit olan.
Bazen adaletsizlik biz rahatımızdan vazgeçemediğimiz için gelir. Canımız yanmasın diye, canı yananların iniltilerine kulak tıkadığımız için.
Kişi kendi kalbine olan yolculuğunu tamamlandığında, herkesin kalbinde kendini bulur.
Bir toplumun uygarlık seviyesi, içindeki en zayıf üyelerine nasıl davrandığıyla ölçülür.
Herkes vicdanı kadar insandır. Vicdan, insanlığımızın turnusol kağıdıdır.
İçimizde korkunun tohumları da durur, merhamet, aşk ve nezaketin tohumları da. Hangisine su verirsek o büyür. Neyin yeşereceği bizim seçimimiz.
Birinin kendini değiştirebilmesi, önce kendisini olduğu gibi kabul etmesiyle mümkündür.
Kötülerin kaybetmediği bir ülke, çocuklarına ahlakı öğretemez.
Kemal Sayar en güzel, anlamlı ve etkileyici sözlerini ozlusozler.com’da okudunuz. Beğendiyseniz paylaşmayı ve yorum yapmayı unutmayın.

















YORUMLAR