Jean Baptiste de Lamarck Kimdir? Hayatı ve Kısa Biyografisi
Jean-Baptiste Lamarck (asıl adı Jean Baptiste Pierre Antoine de Monet, Chevalier de Lamarck) (d. 1 Ağustos 1744 – ö. 18 Aralık 1829) Fransız doğa bilimci. Evrim konusunda yaptığı çalışmalarla bilinir. “Kazanılmış karakterlerin iletimi” tezi oldukca büyük tartışma yaratmış, genetik aktarım prensiplerinin ortaya konmasıyla görüşleri geçerliliğini yitirmiştir.Bitki ve hayvan örneklerinin bilgili uzmanlarının kontrolünde sınıflandırılmasını ileri süren modern müze kolleksiyonculuğu kavramını ilk ortaya atanlardandı. Omurgasızların sistematiği ile ilgilenerek temel organların fonksiyonlarını ve yapısını incelemiş, çeşitli solucanlar ve yumuşakçalar arasındaki yüzeysel benzerliklerin altındaki farkları göstermiştir.Lamarck kendi döneminin ilk büyük botanikçisidir. Flore Françoise (1778) adlı eserinde Fransa’da yetişen bitkileri sınıflandırdı. Lamarckizm teorisinde çevrenin, bitkilerin değişmesindeki önemi anlatılır.Çalışmaları1778 yılında ilk eserinin yayınlanması ile ilmi hayatı başlayan Lamarck,1783?ten îtibâren Botanik Ansiklopedisi adlı eserini yayınladı.1809?da neşrettiği Filozofî Zoolojik ismindeki kitabında ?canlıların bir asıldan türeyebileceğini? yazdı.FikirleriLamarck?ın sisteminde ?Evrim Teorisi?, ?Tanrı?nın hikmeti? ile özdeşleştirilmişti. Burada, türlerin yok olmasının Tanrı?nın hikmetine aykırı görülmesinin sebeplerinin ne olduğu sorulabilir. Birinci sebebin, canlıların varlığının sadece insanlara hizmet olduğu şeklindeki inanış olduğu söylenebilir; yok olan türlerin insanlara bir yararı olamayacağına göre, bu türlerin varlığı Tanrı?nın hikmetine aykırı bulunuyordu. Her şeyin insan için yaratılmış olduğuna dair inanç, Tanrısal hikmet adına yanlış anlayışların oluşmasına yol açmıştır. Astronomideki Aristoteles-Batlamyus sistemi ile biyolojideki Linnaeus?un sistemleri, bu yanlış önkabulden dolayı yanlış sonuçlara varan sistemlerin en önemlileridirler. Evrensel oluşumları sırf ?insana hizmet gayesi? ile sınırlamak Tanrısal hikmeti sınırlamak değil midir? Ikinci sebep, Aristoteles?ten beri gelen ?varlık skalası? fikri idi. Eğer bazı türler yok olmuşsa ?varlık merdivenleri?nde eksiklikler olacağı ve bunun Tanrı?nın mükemmel yaratışı ile uyuşmayacağı düşünülüyordu. Hatırlanacağı gibi, ?varlık skalası? anlayışında, her tür başka iki türün arasında yer alır, türler arası uçurumlar yoktur ve türler hiyerarşik bir sıralanmayla ?varlık merdivenleri?nde belirli bir yere sahiptirler. Bu anlayışta eğer bu zincirin tek bir halkası olan bir tür bile çıkarılırsa sistem bozulacaktır. Bu yüzden hiçbir tür yok olamaz. Böylesi zihinsel bir kurgu, Tanrısal hikmetle özdeşleştirilmiş ve doğadaki varlıksal (ontolojik) yapı ile karıştırılmıştır. Bazı türlerin yok olduğunun anlaşılmasıyla, bu sanal kurgunun sadece filozofların zihinlerinden çıkan bir hayal olduğu ortaya çıkmıştır. Sonradan birçoklarının fark edeceği gibi Tanrısal hikmet ile türlerin yok olması arasında bir zıtlık bulmak suni bir sorundur. Tanrı?nın yaratışındaki hikmetleri, insana hizmet veya insanın gözlemiyle sınırlamaktan doğan hatalar yanlış yargılara yol açmıştır. Lamarck bu suni soruna çare bulduğunu düşünüyordu.
Jean Baptiste de Lamarck Sözleri
Alışkanlıklar ikinci bir doğayı oluşturur.
Gözlemin ya da gözlemin sonucu olan sonuçların gerçek ürünü olmayan tüm bilgiler tamamen asılsız ve yanıltıcıdır.
Önceden bilinmeyen yararlı bir gerçeği keşfetmek ve kanıtlamak yeterli değildir, ancak bunu yaymak ve tanınmasını sağlamak da gereklidir.
Eğer bir organ fazla kullanılıyorsa, o organ gelişmesini sürdürerek, daha etkin bir yapı kazanır.
Jean Baptiste de Lamarck en güzel, anlamlı ve etkileyici sözlerini ozlusozler.com’da okudunuz. Beğendiyseniz paylaşmayı ve yorum yapmayı unutmayın.

















YORUMLAR