İmamı Rabbani Sözleri – En Güzel, Anlamlı ve Etkileyici İmamı Rabbani Özlü Sözleri | Ozlusozler.com

1238 Imami Rabbani

İmamı Rabbani Kimdir? Hayatı ve Kısa Biyografisi

Ahmed Sirhindi, daha çok bilinen adıyla İmâm-ı rabbânî veya İmâm-ı rabbânî Ahmed el- Farukî El Serhendi, (d. 1564, Babür İmparatorluğu – ö. 1624), Hindistan’da yaşamış İslâm âlimi ve tasavvuf önderi.1564 yılında, o zamanlar Babür İmparatorluğu egemenliği altındaki Hindistan’ın Serhend (Sirhind, Chandigarh) şehrinde doğdu. Ömer ibn Hattab’ın soyundan geldiği için ‘el-Faruk’ lakabını almıştır. 1624 yılında, 63 yaşındayken vefat etmiştir. Genel olarak Nakşibendi tarikatı mensubudur fakat Kadiriyye, Çeştiyye gibi diğer tarikâtlar arasında da saygın bir yeri vardır. Nakşbend’îyye tarikâtının Müceddid’îyye kolundandır.Babası ve Baki Billah gibi alimlerden dersler alarak İslami konularda birikime sahip oldu. Temel düşüncesi tasavvuf merkezlidir. Fakat mektuplarında şeriatsız bir tasavvuf anlayışının olamayacağını dile getirerek, önce şeriat kurallarının yerine getirilmesini tavsiye ederdi. Yirmi yaşlarındayken Baki Billah’ın muridi oldu. Kendisine Baki Billah tarafından icazet ve halifelik verildi.Ekber Şah’ın islama karşı tahrif ve yeni bir din oluşturma çabasına karşı mücadele vermiştir ve Ekber Şah’ı eleştirmiştir. Din-i İlahi adlı bu yeni oluşumun çok yaygınlaşmaması İmam-ı rabbani’nin başarısı kabul edilir.Ekber Şah’dan sonra, yerine geçen oğlu Cihangir Şah, ordu içinde mürit sayısı arttığı için vezirleri tarafından bir tehdit oluşturduğunun söylenmesi üzerine rabbani’yi hapse attırmıştır. Cihangir rabbani’yi bir sene sonra hapisten çıkararak sohbetine aldı.Rabbani, onlarca mürşit yetiştirip Hindistan’ın değişik bölgelerine göndererek halkı irşat ettirdi. sozkimin.com Ehl-i Sünnet inancıyla yaşayıp yeni kavramlarla tasavvuf ıstılahını genişletti. Mektuplarında, yaşadığı tecrübeleri anlatmasıyla sonraki sufilerin bir ıstılahî kaynağa sahip olmasını sağladı.Rabbani bazı kesimlerce ikinci bin yılın müceddidi ve müctehid kabul edilir. İslam hükümleri ile tasavvufu birleştirmesinden dolayı ‘Sıla’ ismi de verilmiştir.Rabbani insanı dünyada ve ahirette yükseltecek olan tevazunun ne olduğu ve kurtuluşun ancak Ehl-i Sünnet’e uymakla olduğu bildirmiştir. Talebelerine ilim tahsilini sıkı sıkı emretmiş, taassuba ve yobazlığa karşı mücadeleye çok önem vermiştir. Dini, cahillerden öğrenmeyi men etmiştir. Devamlı kitap okumalarını, ilim öğrenmelerini istemiş, önce itikadı düzeltmenin, sonra fıkıh bilgilerini öğrenmenin gerekliliğini anlatmıştır.

İmamı Rabbani Sözleri

Dünyâyi ele geçirmek için âhireti vermek ve insanlara yaranmak için allahü teâlâyi bırakmak ahmaklıktır.
Tarikat gaye değil vasıtadır, ama vasıtaların da en etkili olanıdır.
Dini hükümleri kendi aklıyla anlamak ve aklı ona rehber etmek isteyen, peygamberliğe inanmamış olur. Onunla konuşmak akıl işi değildir.
Kıyametli ömrünüzü faydasız, boş şeyler arkasında, oyun ve eğlence ile geçirmemek için uyanık olunuz.
Farzı bırakıp, nâfile ibâdetleri yapmak boşuna vakit geçirmektir.
Bir farzı vaktinde yapmak, bin sene nâfile ibâdet yapmaktan daha çok faydalıdır.
Gençlik çağının kıymetini biliniz! Bu kıymetli günlerinizde, işlâmiyet bilgilerini öğreniniz ve bu bilgilere uygun yaşayınız! Kıymetli ömrünüzü faydasız, boş şeyler arkasında, oyun ve eğlence ile geçirmemek için uyanık olunuz.
Edebi gözetmek, zikirden üstündür. Edebi gözetmeyen hakk’a kavuşamaz.
Kâfırlere kıymet vermek, müslümanlığı aşağılamak olur.
Her arayan bulamayabilir, ancak bulanlar arayanlardır.
Melekler, Allah için bir araya gelenlerin bulunduğu yere imrenirler…
İyi biliniz ki, bid’at sahibi ile konuşmak, kâfırle arkadaşlık etmekten, katkat daha fenadır. Yetmişiki turlu bid’at sahibi vardır. Bunların içinden en kötüsü, peygamberimizin eshâbina düşmanlık edenlerdir.
Eshâb-i kırâm arasındaki uygunsuzluklar ve mühârebeler iyi düşünceler ve olgun görüşler ile idi. Nefsin arzuları ile ve cehâlet ile değildi. İlm ile idi. İçtihâd ayrılığından idi.
Eflatun, felsefecilerin reisidir. İsa (a. ş. )’in peygamberliği zamanına erişmiştir, ama o’nu tasdik etmemiştir. Cehaleti sebebiyle kendisinin o’na ihtiyacı olmadığını sandı.
Varlıkların en üstünü insandır. Mahlûkların en aşağısı, en kötüsü de, yine odur. Çünkü, âlemlerin rabbının sevgilisi olan muhammed mustafâ insan olduğu gibi, âlemlerin rabbının düşmanı olan ebû cehl bin hisâm da insandır.

İmamı Rabbani en güzel, anlamlı ve etkileyici sözlerini ozlusozler.com’da okudunuz. Beğendiyseniz paylaşmayı ve yorum yapmayı unutmayın.