İlhami Çiçek Kimdir? Hayatı ve Kısa Biyografisi
1877-1878 Osmanlı-Rus Harbi sırasında büyükbabası, ailesi ile birlikte Kafkasya’dan Erzurum’un Oltu iline göç eder. İlhami Çiçek öğretmen bir baba ile ev hanımı bir annenin oğlu olarak 1954 yılında burada dünyaya gelir. Üçü erkek, ikisi kız olan beş kardeşin en büyüğüdür. Henüz 7 yaşında iken kardeşi ile samanlığın damında oynarken aşağı düşer ve yaklaşık bir gün boyunca baygın kalır. Bu kaza, Arif Ay’a göre, İlhami Çiçek’in hayatının geneline nufüz eden ürkeklik, durgunluk ve duygusallığın ana kaynağıdır.Şair, ilkokul, ortaokul ve liseyi Oltu’da tamamlar. Ortaokulda iken şiire ilgi duymaya başlayan Çiçek, ortaokul ikinci sınıfta bir şiir okuma yarışmasında Faruk Nafiz Çamlıbel’in Çoban Çeşmesi adlı şiirini okumuş ve ikinci olmuştu. Lisede iken Adımlar dergisinin düzenlediği bir şiir yarışmasına Otel Odası adlı şiiri ile katılır. Otel Odası yarışmadan birincilikle döner ve Adımlar’da yayımlanır. Bu aynı zamanda şairin yayımlanan ilk şiiridir. Lise yıllarında sol görüşe sahip bir grubun lideri olan Çiçek, bu görüş nedeniyle karşıt görüşlü öğrenciler tarafından feci şekilde dövülür. Okul arkadaşı Metin Cengiz’e göre Çiçek’in bünyesini hırpalayan etkenler arasında bu olayın da payı oldukça yüksektir. 1975 yılında Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesine kaydoldu. Öğrencilik döneminde vekil öğretmenlik yaptı. Son Öğrence adlı şiiri, şairin vekil öğretmenlik döneminin bir meyvesidir. Öğrenimi sırasında Divan edebiyatı, Tasavvuf edebiyatı ve Türk halk edebiyatı alanlarında yaptığı çalışmaları çeşitli yerel dergi ve gazetelerde yayımladı. Çiçek’in bu ilgisi ömrünün sonuna kadar sürecek, Âşık Hüseyin Sümmanioğlu ile görüşecek hatta O’na 11’li hece vezni ile şiirler gönderecektir. Üniversite yıllarında önce Ali Göçer ve Fuat Altınsoy’la, sonra onların vasıtasıyla Arif Ay’la tanışır. sozkimin.com Arif Ay, İlhami Çiçek’le olan arkadaşlığını anlatırken; “Her ders arası buluşuyoruz kantinde. Hep suskun. Hepimizin genel özelliği bu: Suskunluk. Az konuşuyoruz ya, ‘öz’ oluyor konuştuklarımız. Çağ, insan, sanat-edebiyat oluyor konumuz da. Bu ilk tanışma, gün gün boyutlanarak anlamlı bir birlikteliğe dönüşüyor.” cümleleri ile özetlemektedir. İlhami Çiçek’in 24 yaşındaki hâlini ise, şair Cahit Yeşilyurt şöyle tarif etmektedir: “Kısaya yakın orta boylu, ince buğday rengindeki bir yüz ortasında hafifçe eğimli bir burun, ince dudaklarının pembeye çalan uçuk renkli kıvrımı üzerinde eril bir toplam gibi duran şık bıyıklar. Oldukça kısa kesilmiş favoriler ve başının yanlarından kırpılmış yukarıya doğru genişleyen kumral saçların biçimlendirdiği sevecen bir baş figürü. (Bir ara gençler arasında ‘Travolta biçimi saç’ adıyla moda olan tıraş biçimiydi sözünü ettiğim). Hepsinden önemlisi, hüznün yaka-paça ettiği kişilere özgü, iki ürkek kuş tüneği gibi göz yuvalarına yerleşmiş iki kahverengi göz ve gözler altında belirsiz sürme izi örneği halkalar ortasından hep uzaklara kayıp giden uçan bakışlar.”
İlhami Çiçek Sözleri
Anılar mı Yok ki benim anılarım Bir başkası yaşamış bu yerlerde.
Ve sabır olmasa, Yeryüzünde bir gün kalınabilir miydi?
İlhami Çiçek en güzel, anlamlı ve etkileyici sözlerini ozlusozler.com’da okudunuz. Beğendiyseniz paylaşmayı ve yorum yapmayı unutmayın.

















YORUMLAR