Ignazio Silone Kimdir? Hayatı ve Kısa Biyografisi
Ignazio Silone, İtalyan yazar.Asıl adı Secondo Tranquilli olan yazar Ignazio Silone takma adıyla eserlerini yayınlamıştır. Annesi, babası ve küçük kardeşini depremde, sağ kalan diğer bir kardeşini Faşizm zindanlarında, karısını da bir ayaklanmada kaybetti. Toplumcu Gerçekçilik akımına yönelik yazdığı romanları Mussolini İtalyasında özellikle güneyli fakir köylülerin hayatını anlatır.Abruzzo bölgesinin kurak coğrafyası, köylülerin batıl inançları ve faşist polisin baskıları sıkça kullandığı ana temalardır. Kendisi de aktif olarak komünist olan yazar, romanlarında komünizmin idealleri ve başarısızlığını da irdelemiştir. Ayrıca yazar, komünizmi savunduğu dönemlerde Mussolini için bilgi taşıyıp muhbirlik yaptığı iddia edilmiştir.Eserlerinden Ekmek ve Şarap, Fontamara, Luca’nın Sırrı, Bir Avuç Böğürtlen ve Diktatörlük Dersleri dilimize çevrilmiştir. sozkimin.com Fontamara romanı savaş sırasında Amerikalılar tarafından İtalyan halkına dağıtılmıştır.1978 yılında Cenevre’de ölmüştür.kaynak: wikiEserleriFontamara (1931)Ekmek ve Şarap (1937) — Vino e Pane (Çev. Ahmet Hisarlı, Yay. Remzi Kitabevi)Il Fascismo, le sue origini e il suo sviluppo (1934)Un viaggio a Parigi (1935)La scuola dei dittatori (1938)Il seme sotto la neve (1942)Egli si nascose (1944)Una manciata di more (1952)Il segreto di Luca (1956)La volpe e le camelie (1960)Uscita di sicurezza (1965)L’avventura di un povero cristiano (1968)Severina (1981)
Ignazio Silone Sözleri
Kanunu şehirliler yapar, hepsi şehirli olan hâkimler onu tatbik eder, yine hepsi şehirli olan avukatlar izah eder. Böyle olunca, bir köylü hakkını nasıl elde edebilir?
Köylüye açlık orucu tutturabilir, efendileri için can vermeye sevk edebilir; savaşa sürülebilir, öbür dünyada cehennem olduğuna inandırabilir.
Son zamanlarda zaten köylüleri soymanın her türlüsü kanuna uygundu. Eski kanunlar bu işe yetmezse yenileri çıkıyordu.
İnsanlar güneşin yolunu, rüzgarın esişini, suyun akışını değiştirmeğe, başlamış gibiydiler.
Özgürlük; Otoriteye hayır diyebilme gücüdür.
Patron dediğin kendi menfaatine çalışır.
Kuşku ve kararsızlık, insanın gelişmesini engeller.
Hedefsiz hayat, kaza ve kadere boyun eğmektir.
Özgürlük; kuşku duyma olanağı, hata yapma imkânı ve nereden gelirse gelsin, otoriteye hayır diyebilme gücüdür.
Ben yaşamımda, durumlara, ilişkilere ve maddi koşullara uyarak yaşamak değil, tersine, sonucu ne olursa olsun, yaşamımın her saatinde, haklı ve doğru bulduğum şeyler için yaşar, onların uğrunda mücadele etmek isterim.
Kendi kafasıyla düşünen insan özgürdür; doğru olduğuna inandığı şeyler için mücadele eden insan, özgürdür.
Kader, zayıfların ve boyun eğmişlerin icadıdır.
Kanunlar ne kadar çoğalırsa sefalet de o kadar artıyor. Sefalet ne kadar çoğalırsa kanunlar da o kadar artıyor.
Son zamanlarda zaten köylüleri soymanın her türlüsü kanuna uygundu. Eski kanunlar bu işe yetmezse yenileri çıkıyordu.
Bütün bu ateşli sözlerden bizde yalnız şu intiba kaldı: Şimdiye kadarki zenginler için de hesap günü gelmişti. Atasözünün dediği gibi: İti öldürene sürütürler.
Ignazio Silone en güzel, anlamlı ve etkileyici sözlerini ozlusozler.com’da okudunuz. Beğendiyseniz paylaşmayı ve yorum yapmayı unutmayın.

















YORUMLAR