Henri Barbusse Kimdir? Hayatı ve Kısa Biyografisi
Henri Barbusse, Fransız romancı, şair, gazeteci ve komünist.Yaşamı ve çalışmaları1873’de Fransa Asnieres-sur-Seine’de doğdu, küçük bir yerleşim yerinde büyüdü ama 1889’da 16 yaşındayken Paris’e gitti. 1914 yılında, 41 yaşındayken Fransız ordusuna girdi ve I. Dünya Savaşı’nda Almanya’ya karşı bu orduda hizmet etti. Akciğer hastalığı ve dizanteri yüzünden ayrılana kadar on yedi ay boyunca askerlik yaptı. I. Dünya Savaşı sırasında onun tecrübelerinin temel alındığı, Le Feu (Ateş) isimli romanının 1916’da yayınlanmasıyla üne kavuştu.Ocak 1918 gibi Fransa’dan ayreılarak Moskova’ya hareket etti. Orada Rus bir kadınla evlendi ve Bolşevik Partiye katıldı. O’nun sonraki çalışmaları, Manifeste aux Intellectuels, Elevations (1930) ve diğerleri, daha devrimci bir bakış açısını gösterir. sozkimin.com Bunlardan, 1921 Le Couteau entre les dents, Barbusse’nin, Bolşevizm ve Ekim Devrimi’nin taraftarı olduğunu anlatılır. 1923’de Fransız Komünist Partisi’ne katıldı ve sonra Sovyetler Birliği’ne tekrar yolculuk yaptı. 1927’de Brüksel’de oluşturulan Emperyalizme Karşı Birliğin bir üyesiydi.Romain Rolland’ın arkadaşı ve Clarté’ın editörüydü. Proletkult ve Sosyalist Gerçekçiliğe benzer, Proletarya edebiyatını tanımlamayı denedi. Barbusse, bir Stalinistdi ve 1936’da Josef Stalin’in Staline. Un monde nouveau vu à travers un homme başlığıyla biyografisini yazdı. Kitap, Sovyet kişilik kültünün batılı bir eşdeğeri ve Barbusse’ün daha önce arkadaşı olan, Sovyet devletininin eleştirisini yapan, Romen yazar Panait Istrati’ye karşı şiddetli bir baskı kampanyasını ifade eder.Barbusse Esperantistti ve Sennacieca Asocio Tutmonda’nın ilk kongresinin fahri başkanıydı. 1921’de, Esperanto dergisi için Esperantista Laboristo(“Esperantist işçisi”) isimli makaleyi yazdı.30 Ağustos 1935’de Moskova’da öldü. Père Lachaise Mezarlığı’na gömüldü. Nazım Hikmet’in ilk baskısı 1935’de yapılan Taranta Babu’ya Mektuplar kitabı Henri Barbusse’e adanmıştır.BibliyografiLe Feu, 1917Esperantista Laboristo, 1921
Henri Barbusse Sözleri
Biz açlığımızı, susuzluğumuzu düşünüyoruz. Bitlerle savaşıyoruz. Hepimizin tırnakları kan içinde. Bu çok yorucu, iğrenç bir savaş.
Tanrı beni teselli edemez, çünkü bana istediğim şeyi veremez.
Savaş, basit erlerin etiyle ruhundan teşkil edilmiştir.
Hayattan hiç bir beklentim yok: sadece ben varım, akşamın çıplak bıraktığı, bir çığlık gibi göğe yükselen ben.
Ölmek! Ölüm düşüncesi tüm düşünceler içinde kuşkusuz en önemlisi.
Sahip olmadıkları şeyleri düşünenlere yazık! Haklılar ama fazla haklılar ve bir taraftan da doğal değiller. Sıradan insanlar, güçsüzler ve alçak gönüllüler onların olmayan şeylere karşı kayıtsız kalırlar ve her şeye, herkese sıkıntısızca değip geçerler. Ama diğerleri! Ama ben!
Başkaları bir silah ya da bir zehirle öldürür kendini, ben dakikalar ve saatlerle intihar ediyordum.
Beş yüz gündür, şu bulunduğumuz dünya köşesinde, bombardımanlar, tüfek ateşleri; sabahtan akşama, akşamdan sabaha kadar sürüp gidiyor, hiç dinmeden. Ebedi bir savaş alanına gömülüp kalmışız.
İnsan, tam anlamıyla hayatın içindeyken, onu görmez ve hakkında hiç bir şey bilmez; bir aşırı uçtan öbürüne körlemesine geçer.
Bu sessizlik, bu ortak cehalet, yeryüzündeki en acımasız şeyler. Artık sevmiyor olmak, nefret etmekten daha beter. Ölüm de acı çekmekten daha beter.
Düşüncelerimizin hepsi, en önemlileri de, en sıradanları da, sadece bize ait. Hepsi bizi bize yansıtıyor ve bizi kendimize mahkum ediyor.
Nerede olursa olsun, erkek ve kadın, birbirine zıt düşüyor. Erkek yüz kere sevebilirken, kadın çok sevip, çok unutma gücüne sahip.
Din, içgüdüsel olarak birbirinden nefret eden insanlar arasında bir sevgi sözleşmesidir.
Beynim bomboş, kalbim kurak; etrafımda kimse yok, hiçbir zaman, hiçbir şey bulmadım, bir arkadaş bile.
İnsanlık, ölüm korkusu üzerine kurulmuş bir yenilenme arzusu.
Henri Barbusse en güzel, anlamlı ve etkileyici sözlerini ozlusozler.com’da okudunuz. Beğendiyseniz paylaşmayı ve yorum yapmayı unutmayın.

















YORUMLAR