Max Planck Kimdir? Hayatı ve Kısa Biyografisi
Max Planck, fizikçi.Max Karl Ernst Ludwig Planck, 23 Nisan 1858’deKiel, Almanya’da doğdu. Çocukluğunda ailesinin entelektüel ortamında büyüdü ve genç yaşta matematik ve fizik gibi konulara ilgi duymaya başladı. Daha sonraMünih ÜniversitesiveBerlin Humboldt Üniversitesi’nde eğitim gördü ve burada doktora derecesini aldı.Planck, akademik kariyerineMünih Üniversitesi’nde devam etti ve buradatermodinamiküzerine yaptığı çalışmalarla ün kazandı. 1889’da Kiel Üniversitesi’nde profesör oldu. Ancak, en büyük başarısı 1900 yılındakuantum teorisiile geldi. Bu teori, atomik düzeydeki enerji alışverişlerini açıklamak için yeni bir çerçeve sundu.Planck, aile hayatında da birçok zorlukla karşılaştı. İki dünya savaşı sırasında ailesi büyük kayıplar yaşadı. Özellikle II. Dünya Savaşı sırasında oğlu Erwin’in Nazi rejimi tarafından idam edilmesi,Max Plancküzerinde derin bir etki bıraktı.1. Kuantum Teorisi: Fiziğin Devrimiyüzyılın sonunda bilim insanları,kara cisim ışımasıadlı bir fenomeni klasik fizik ile açıklamakta zorlanıyordu. Planck, bu problemi çözmek için enerjinin sürekli değil, belirli küçük paketler (kuantlar) halinde emilip yayıldığını öne sürdü. Bu hipotez,Planck sabiti (h)ile tanımlandı ve modern kuantum mekaniğinin temel taşı haline geldi. O zamana kadar, fizik evreni kesintisiz ve sürekli olarak açıklamaya çalışıyordu. Ancak Planck, enerjinin kesikli parçacıklar halinde davrandığını göstererek fizik dünyasında devrim yarattı.2. Planck Sabiti ve Kuantum MekaniğiPlanck’in en büyük keşiflerinden biriPlanck sabiti (h)olarak bilinen değerdir: = ℎ ⋅ Bu denklem, bir fotonun enerjisinin, frekansına bağlı olduğunu gösterir. Bu formül, daha sonraAlbert Einstein’ın fotoelektrik etkisi çalışmalarıyla birleşerek kuantum mekaniğinin doğuşuna yol açmıştır.
Max Planck Sözleri
Hiçbir fiziksel yasanın var olduğunu veya şimdiye kadar var olmuşlarsa, gelecekte de benzer şekilde var olmaya devam edeceğini varsaymaya hakkımız yok.
Yeni bir bilimsel gerçek, rakiplerini ikna ederek ve onlara ışığı göstererek zafer kazanmaz, daha ziyade rakipleri sonunda ölür ve onunla aşina yeni bir nesil yetiştiği için.
Önemli bir bilimsel yenilik nadiren rakiplerini yavaş yavaş ikna ederek ve dönüştürerek yolunu açar: Olan şey, rakiplerin yavaş yavaş ölmesidir.
Hiçbir yük, bir dizi mutlu günden daha ağır değildir bir insanın taşıması için.
Herhangi bir türde ciddi olarak bilimsel bir çalışmayla uğraşan herkes, bilim tapınağının kapılarının girişinde şu sözlerin yazıldığını fark eder: ‘İman etmelisiniz.’
Bilimsel bir gerçek, rakiplerini ikna ederek ve onlara ışığı göstererek zafer kazanmaz, daha ziyade rakipleri sonunda ölür ve onunla aşina yeni bir nesil yetiştiği için.
Bilimsel keşif ve bilimsel bilgi, yalnızca hiçbir pratik amaç gözetmeksizin peşinden gidenler tarafından elde edilmiştir.
Gerçeğe sahip olmak değil, onu arayışın getirdiği başarıdır, arayanı zenginleştiren ve ona mutluluk getiren.
Tüm madde yalnızca bir kuvvet sayesinde ortaya çıkar ve var olur… Bu kuvvetin arkasında bilinçli ve zeki bir Zihin’in varlığını varsaymalıyız. Bu Zihin, tüm maddenin matrisidir.
Din ile bilim arasında asla gerçek anlamda bir zıtlık olamaz, çünkü biri diğerinin tamamlayıcısıdır.
Biri diğerini tamamladığı için din ve bilim arasında gerçek bir karşıtlık olması mümkün değildir.
Hangi sahada olursa olsun, bilimle ciddi şekilde ilgilenen herkes, bilim mabedinin kapısındaki şu yazıyı okuyacaktır. ‘İman et’. İman, bilim adamlarının vazgeçemeyeceği bir vasıftır.
Bilim, doğanın nihai gizemini çözemez çünkü biz, çözmeye çalıştığımız gizemin bir parçasıyız.
Max Planck en güzel, anlamlı ve etkileyici sözlerini ozlusozler.com’da okudunuz. Beğendiyseniz paylaşmayı ve yorum yapmayı unutmayın.

















YORUMLAR