Katherine Mansfield Kimdir? Hayatı ve Kısa Biyografisi
Katherine Mansfield, Yeni Zelandalı modernist yazar.Katherine Mansfield, 20. yüzyılın başlarındakiModernistedebiyat akımının en önemli ve en yenilikçi kısa öykü yazarlarından biri olanYeni Zelandalıbir yazardır. Geleneksel olay örgüsünü reddederek, karakterlerin iç dünyalarına, anlık izlenimlerine ve bilinç akışlarına odaklanan “durum öyküsü”nün gelişiminde bir öncü olarak kabul edilir. En çok, “The Garden Party” (Bahçe Partisi), “Bliss” (Saadet) ve “The Fly” (Sinek) gibi psikolojik derinliğe ve sembolik zenginliğe sahip öyküleriyle tanınır. Tıpkı Rus yazarAnton Çehovgibi, o da öykülerinde büyük olaylar yerine, hayatın sıradan anlarındaki gizli anlamları ve insan ruhunun en ince titreşimlerini yakalamaya çalışmıştır. Hayatı, memleketi Yeni Zelanda’dan ayrılıp Avrupa’da bohem bir yaşam sürmesi,Bloomsbury Grubuve özellikleVirginia Woolfile olan karmaşık ilişkisi ve genç yaşta onu ölüme götüren verem hastalığıyla mücadelesiyle geçmiştir. Kısa yaşamına rağmen, modern kısa öykü formunu sonsuza dek değiştiren bir usta olarak edebiyat tarihinde yerini almıştır.Katherine Mansfield’in Erken Yaşamı ve EğitimiKatherine Mansfield, 14 Ekim 1888’de, o zamanlar bir İngiliz sömürgesi olan Yeni Zelanda’nın Wellington şehrinde, varlıklı ve sosyal statüsü yüksek bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası Sir Harold Beauchamp başarılı bir bankacıydı.Mansfield, bu burjuva ve sömürgeci ortamda kendini her zaman bir yabancı ve isyankar hissetti. Çocukluğunda yaşadığı bu çevre, daha sonra öykülerinde hem nostaljiyle hem de eleştirel bir gözle sık sık geri döneceği bir malzeme kaynağı oldu.
Katherine Mansfield Sözleri
Gerçekten yaşamak, tuttuğun anın değerini bilmektir.
Kitapları birlikte okuyup zevk almak, okumanın sevincini iki katına çıkarır.
Hayatın orta öğretmeni sustu, çocukların gülüşleri dondu.
Yaşamak ve ‘yazar’ olmak bile yeterlidir yaşam için.
Yaptığımız işi ciddiye al, ama kendini çok fazla ciddiye alma.
Dünyanın tamamı bizim olacak, çünkü aşkımız var.
Başarısızlıklarımızı ciddiye almamaya başladığımızda, onlardan korkmayı bıraktığımız anlamına gelir.
Kahkaha atmayı öğrenmek çok önemlidir, kendimize bile gülmeyi.
Yalnız kalmak korkunç bir şey evet, korkunç ama maskeni indirmece, altına başka bir maske hazırla.
Yaşamak istiyorsan, önce kendi cenazene katılmalısın.
Sıcacık, canlı, hayata köklenmiş olmak öğrenmek, arzulamak, bilmek, hissetmek, düşünmek, hareket etmek. İşte istediğim bu. Daha az bir şey değil.
Risk al! Her şeyi riske at! Başkalarının fikirlerine aldırma. En zor olana cesaret et. Kendin için hareket et. Gerçeğinle yüzleş.
Eğer tutumumuzu değiştirirsek, sadece hayatı farklı görmekle kalmayız, hayatın kendisi de değişir.
Kafasını kuma gömüp saklayan deve kuşu, aynı zamanda kimliğinin en değerli parçasının kafası olduğunu anlatır.
Ama belki de hasta olmayan insanlara bütün bunlar saçma gelir. Bu yoldan hiç geçmemişlerdir onlar. Benim nerede olduğumu nasıl görebilirler? Gözü pekçe bir başına ileri atılmak için bir neden daha. Yaşam basit değil. Yaşamın gizemi üstüne bütün söylediklerimize karşın, sıra yaşamaya geldi mi, bir çocuk masalıymış gibi davranmaz isteriz ona.
Katherine Mansfield en güzel, anlamlı ve etkileyici sözlerini ozlusozler.com’da okudunuz. Beğendiyseniz paylaşmayı ve yorum yapmayı unutmayın.

















YORUMLAR