İnci Aral Kimdir? Hayatı ve Kısa Biyografisi
İnci Aral, Türk öykü ve roman yazarı.1944 yılında Denizli’de doğdu. Ankara’da Gazi Eğitim Enstitüsü resim Bölümü’nü bitirdi.Altı öykü kitabı, altı romanı yayımlanmıştır. Yazar, 1992 yılında Ölü Erkek Kuşlar adlı romanı ile Yunus Nadi Ödülü’nü kazandı, 2002 yılında yayınlanan romanı Mor ile de Orhan Kemal roman Armağanı’nı aldı.1994’te yayımladığı Yeni Yalan Zamanlar, 2002’de yayımlanan Mor ve 2007’de yayımlanan Safran Sarı romanını Yeni Yalan Zamanlar başlıklı bir üçleme haline getirdi. sozkimin.comkaynak: wikiEserleriÖyküağda Zamanı (1980)Kıran Resimleri (1983)Uykusuzlar (1984)Sevginin Eşsiz Kışı (1986)Gölgede Kırk Derece (2003)anlar İzler Tutkular (2003)Ruhumu Öpmeyi Unuttun (2006)Unutmak (2008)RomanÖlü Erkek Kuşlar (1992) ‘ Yunus Nadi ÖdülüYeni Yalan Zamanlar (1994)Hiçbir aşk Hiçbir Ölüm (1997)İçimden Kuşlar Göçüyor (1998)Mor (2002) ‘ Orhan Kemal Roman armağanıTaş ve Ten (2005)Safran Sarı (2007)Sadakat (2010)Şarkını Söylediğin Zaman (2011)Unutmak (2009)
İnci Aral Sözleri
Evlenmek, iki insanı birbirine uydurmak için üst üste koyup ütülemek gibi zorlama bir iş.
Zaman içinde yaşadığımız bir akarsudur, bizi alıp ya ileriye doğru götürür ya da boğup öldürür.
Ben yaşamıma karışmış tüm erkekleri, hepsini sevdim. Sevgiler yordu beni. Bir yaz yağmurunun altında gökyüzüyle yıkanan ağaçları sevdim. Kelebek kanatlarındaki benekleri. Güne açılan pencereleri. Bütün hayvanları ve en çok kedileri.
Evlenmek, iki insanı birbirine uydurmak için üst üste koyup ütülemek gibi zorlama bir iş.
İnsanı anlayabilmek için en derin yerlerine kadar kazımak gerekiyordu. Kazımak, kazımak ve kazımak.
Sonra bir gün orta yaşa varıyorsun ve açabileceğin kapıların hiçbirini açmamış olduğunu fark ediyorsun. Yani bir sabah içinde bir yoksunlukla, unuttuğunu sandığın ama yalnızca uykuya bırakmış olduğunu fark ettiğin bir yığın özlemle uyanıyorsun.
Yanlışlıklar, yenilgiler geçiyor aklından. Leş kokan kasap dükkanlarına asılmış yapışkan sinek tuzakları, lambalara yapışmış pervaneler geçiyor. Görmeden bakıyor onu buralara getiren adama. Bakışları karşılaşmıyor artık.
Yeniden genç olabilse keşke. Zamanın bu kadar çabuk geçişi, insan hayatının böylesine kısa oluşu haksızlıktı. İnsan, hele bir de kadınsa nasıl yaşaması gerektiği öğrenmiş olduğunda iş işten geçmiş oluyordu. Nasıl seveceğini bildiğinde akşam oluyordu.
Hiçbir erkek, kadınların sandığı kadar dayanıklı ve güçlü değildir.
Unutmak; bir mezar kazmak, unutulması gerekenleri oraya gömmek ve üstüne işaret koymamaktır.
Yeniden genç olabilse keşke. Zamanın bu kadar çabuk geçişi, insan hayatının böylesine kısa oluşu haksızlıktı. İnsan, hele bir de kadınsa nasıl yaşaması gerektiği öğrenmiş olduğunda iş işten geçmiş oluyordu. Nasıl seveceğini bildiğinde akşam oluyordu.
Duygularımı seninle bölüşebilmeyi ne kadar isterdim, eğer biraz cesaret verebilseydin bana. Hayatımda hem var hem yoksun. Bu öyle dayanılmaz bir ikilem ki.
Yalnızlık, insanın dış kabuğunu kalınlaştırıyor. Dünyadan gizlenen iç ise zayıf ve kırılgan kalıyor. Maskemi indirdiğimde ya da kendi kendimle kaldığımda güçlülük sandığım inat ve özgüven bir an da paramparça olabiliyor.
Derin bir çukur kazıp bana acı veren her şeyi ve onu gömmek, üstünü örtmek ve bu mezara işaret koymamak demekti unutmak. Gerisi boşluk.
Bölüşmemiz gerekenleri bölüşemiyoruz. Uyum sağlayamadığımız, hızla akıp giden zamana uyduramıyoruz aramızdaki bağı. Sevgiyi de acılarımızı da ayrı ayrı yaşıyoruz. Bundan hırçınlığımız bence.
İnci Aral en güzel, anlamlı ve etkileyici sözlerini ozlusozler.com’da okudunuz. Beğendiyseniz paylaşmayı ve yorum yapmayı unutmayın.

















YORUMLAR